
Kağıt üzerinde bakıldığında “zirve”, gerçekte ise siyaseten bitişi noktasının merkez üssü.
Tabiri caizse siyasi dönekliğin yarattığı kitlesel tepkinin istatistiğinden ibaretti. Yani konuşulan Özlem Çerçioğlu'nun başarısı değil tüm Türkiye'ye mal olan topuklamasıydı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek AKP’ye geçen Çerçioğlu, bu kararla birlikte kamuoyunun sert tepkisini üzerine çekti.
Haber siteleri de sosyal medya da, belediyeciliği değil, kişisel çıkarlar ve menfaat uğruna partisini satana bunun hesabının sorulduğu bir alana dönüştü.
Yani Çerçioğlu’nun o dönem 3. Sırada oluşu toplumsal rahatsızlığın ölçüm sonucu oldu.
Aralık ayına gelindiğinde ise Çerçioğlu raporda 12. sırada yer aldı. Ortaya çıkan tablo son derece net:
Özlem Çerçioğlu’nun medya sıralamaları, başarıyla yükselip başarıyla düşen bir grafiği değil;
aynı tartışmalarla şişip aynı tartışmalarla sönen bir balonu işaret ediyor.
Çeçioğlu’nun skandalları bitmiyor, Büyükşehir Belediye Meclis Toplantılarındaki hukuksuz dayatmaları, imza attığı olaylar silsilesi azalmıyor, dolayısıyla tepki hala var, öfke hala diri.
Sadece artık kimse şaşırmıyor. ‘Bunu da mı yaptın’ diyerek küfrederek konuşuyor halk.
Aralık raporu, isminin yine tartışmalar, krizler ve tepkiler eşliğinde anıldığını gösteriyor.
Aydın Büyükşehir Belediyesi Basın Bürosu ve ona paralel çalışan sosyal medya trol hesapları ile sözde gazetecilik mesleği ardına saklanan ‘tetikçiler’, bu tabloyu her zamanki gibi tersinden okumaya kalkıyor. Kamuoyunda yükselen tepkiyi, utanmadan bir “başarı hikayesi” gibi sunmaya çalışıyorlar.
Oysa rakamların anlattığı şey ne bir başarı ne de bir algı zaferiydi. Tam tersine; halkın öfkesinin, tepkinin ve bıkkınlığın zorla cilalanmaya çalışılmış bir yansımasıydı.
Ortada büyüyen bir destek değil, büyüyüp sonra etkisini kaybeden bir kriz vardı. Basın bültenleriyle, köpürtülen paylaşımlarla, aynı cümlelerin tekrar tekrar servis edilmesiyle gerçek gizlenmeye çalışıldı. Ancak sonuç değişmedi. Çünkü bu görünürlük, Özlem Çerçioğlu’nun başarısından değil, halkın kininden beslendi. Basın ekibi de bu gerçeği gizleme konusunda adeta duvara tosladı.
Kamuoyuna “bakın hâlâ konuşuluyor” diye sunulan tablo, aslında “artık kimse ciddiye almıyor” gerçeğinin resmi oldu.
Ne strateji tuttu, ne makyaj işe yaradı. Çerçioğlu da, onu aklamaya çalışan trolleri de bu tabloda fena çuvalladı.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.